Kısırlık tedavisi gören kadınların yarısı sınırda: bu cinsiyete ve çifte ne gibi zararlar verir

Kaynak: U.S. National Library of Medicine
Kısırlık tedavisi gören kadınların yarısı sınırda: bu cinsiyete ve çifte ne gibi zararlar verir
Fotoğraf: DarkoStojanovic / Pixabay

Düşünün: partnerinizle bir çocuk sahibi olmaya karar verdiniz, ancak aylar geçiyor ve istenen iki çizgi yok. Bir doktora gidiyorsunuz, testler yaptırıyorsunuz, hormonlar alıyorsunuz, prosedürlere gidiyorsunuz. İçinizde ise sürekli bir gerginlik ve korku var: 'Ya olmazsa?' Tanıdık geldi mi? Görünüşe göre bu durum sadece 'sinir' değil. Gerçekten cinsel yaşamınızı ve ilişkilerinizi değiştiriyor. Ve bu tek tük vakalar değil: yeni bir araştırma, bu stresin kısırlık tedavisi gören kadınların yaklaşık yarısını etkilediğini gösterdi.

Araştırmada neler oldu

Bilim insanları, dokuz ay boyunca kısırlık tedavisi gören 300 kadını gözlemledi. Özel anketlerle kaygı düzeylerini ve cinsel işlevlerini değerlendirdiler. Ortaya çıktı: katılımcıların %49'unda kaygı orta ila çok yüksek düzeydeydi. Bu kaygı, cinselliğin üç alanını doğrudan etkiliyordu: uyarılma, orgazm ve tatmin. Kaygı ne kadar yüksekse, bu alanlar da o kadar kötüleşiyordu.

Bu sadece seks için değil, neden önemli?

Ancak mesele sadece yakınlaşma değil. Katılımcıların yarısı (%50,2) beş yıldan fazla bir süredir doktorlara gidiyordu ve %30,5'i beşten fazla klinik değiştirmişti. %47,5'i tüp bebek tedavisine kadar ilerlemişti. Her üç kişiden biri (%32,6) evliliğin ilk yılından sonra doktora başvurmuştu. Bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Kısırlık, hem duygusal hem de fiziksel olarak tükenmişliğe yol açan bir maratondur. Buna kaygı da eklenince, çiftin ilişkisi çatırdamaya başlar. Bu koşullarda seksin zevkten 'zorunlu programa' dönüşmesi şaşırtıcı değil ve bu da isteği öldürür.

Bu sizin için ne anlama geliyor?

Şu anda kısırlık tedavisi görüyorsanız ve sinirleriniz gerginse, yalnız değilsiniz ve bu bir 'karakter zayıflığı' değildir. Kaygının sadece rahatsız edici bir arka plan olmadığını, tedaviyi ve yakınlaşmayı gerçekten engellediğini anlamak önemlidir. Bu nedenle çalışmanın yazarları, psikolojik desteğin testler ve prosedürler gibi standart kısırlık tedavisinin bir parçası olması gerektiği konusunda ısrar ediyor. Bu bir kapris değil, bir zorunluluktur.

Bugün ne yapmalı?

Öncelikle, duygularınız hakkında partnerinizle dürüstçe konuşun. İkinci olarak, doktorunuza klinikte bir psikolog olup olmadığını veya çevrimiçi danışmanlık alıp alamayacağınızı sorun. Üçüncü olarak, stres azaltma tekniklerini deneyin: nefes egzersizleri, yürüyüşler, yoga - size iyi gelen her şey. Ve unutmayın: yardım istemek sizin hakkınız, sessizce acı çekmek değil.

Eğer bunu yaşadıysanız, nasıl başa çıktığınızı yorumlarda paylaşın. Bu, başkaları için bir destek olabilir.

İçerik bilgilendirme amaçlıdır ve doktor tavsiyesinin yerini tutmaz.

Orijinal içerik: Assessment of anxiety levels and marital relationships among women undergoing infertility treatment: A descriptive observational study. — U.S. National Library of Medicine